Ana SayfaZümrüt AVCISI › Kuyudaki Hazine

Kuyudaki Hazine

1964 senesinde sultanahmette askerlik yapan.rasim çavuş bir çumartesi günü çarşı iznine çıkar.ve kapalışarşıya girer, bir antikacının vitrininde gördüğü oltu taşı tesbih dikkatini çeker , ve fiatını sorar. 10 lira cevabını alınca yapma be dayı bizim orda o parayla 1ay geçiniyoruz der.antikacı güler ve rasim çavuşa sen beyşehirlimisin diye sorar.rasim çavuş şaşırmıştır. nerden bildin ki diye sorar, antikacı şivenden anladım der. peki sen kekeç kuyusunu bilirmisin diye sorar rasim çavuş iyice şaşırmıştır. evet dayı bizim köyün üstünde yoksa sendemi bizim köydensin der. antikacı ihtiyar rasim çavuşun altına bir sandalye verir ve otur bakalım der. önce şu çok beğendiğin tesbihi al benden hediye olsun sonrada sana bir çay söyleyeyim, biraz seninle laflanalım der.ve sorar askerliğinin bitimine ne kadar var.rasim çavuş 3 ayım kaldı diye cevap verir.bak o zaman beni dinle.askerliğin bitince doğru benim yanıma geliyorsun. seninle sizin köyünüze gideceğiz seni çok zengin edeceğim der.ve rasim çavuşa 50 lirada para verir. rasim çavuş şaşırmıştır.antikacıdan ayrılır birliğine gider aradan üç ay geçer rasim çavuş terhis olmuştur. fakat hiç ihtiyar antikacıya uğramadan direk köyüne gider. aradan bir kaç gün geçer rasim çavuş bu olayı anne ve babasına anlatır. ve kekeç kuyusunda çok para olduğunu söyler. ve köyden rıza adlı arkadaşını da alarak bir halatla kuyuya iner.kuyunun dibi geniştir. ve her iki yöne giden sağlı sollu mihrap şeklinde bir kapı vardır. hangi tarafa bakayım diye düşünürken soldaki kapıdan hafif ışık geldiğini fark eder. o tarafa doğru yönelir.biraz ilerler ve tuğla ile örülmüş bir koridora girer. 20 metre kadar gider karşısında kocaman yığılı altın ve mücefferat. değerli taşlar altın şamdanlar ve üzerinde kocaman dev bir yılan.kıvrılmış yatıyor. rasim çavuş şok olmuştur çok korkar, donup kalır.yılan hareket edip kafasını kaldırınca bağırarak geriye döner koşarak sıkıca ipe sarılak yukarı çıkar.korkudan dili tutulmuştur.arkadaşı koluna girer ve evine götürür. bir müddet sonra kendine gelir ve çok büyük bir yılan gördüğünü ve yılanın kocaman bir hazinenin üzerinde yattığını söyler. ve içeride gördüklerini ayrıntıları ile anlatır.ve bu olaydan kırk gün sonra rasim çavuş vefat eder ölüm nedeni belirsizdir . zehirlendimi , oksitmi kaptı.yoksa korkudanmı öldü bilinmiyor.ölümü bir sır olarak kaldı. bu olayı bana getiren ve anlatan mali müşavir arkadaşım olayın tamamen doğru olduğunu hiç bir yanlış anlatım olmadığını.söyledi bende kendisine güvendiğimi fakat bir ön araştırma yapmamız gerektiğini söyledim.kabul etti ve doğruca köylerine gittik. fakat bizim arkadaş tutturdu abi illada imamı yanımıza alalım.iyide kardeşim hani sen hacıya hocaya inanmazdın.yoksa imana mı geldin diye takıldım. kırmadık ve hocayıda aldık fakat hoca illada ben tüfeğimi alacağım diye tutturdu. e albakalım hoca efendi ama bu işler topla tüfekle olmaz.diye söylendim. nasıl hocaysa… ve nihayet kuyunun başına geldik. o olaydan sora nasıl koydularsa kuyunun üzerine kocaman bir değirmen taşı koymuşlar. 4 kişi yerinden bile oynatamadık nihayet traktörle zinzir bağlayıp çektik. elimdeki projektörü aşağıya tutup incelemeye başladım anlattıkları gibi her iki yandada sağlı sollu mihrap şeklinde bir kapı girişi vardı ayrıca dibide bayağı genişti. birden sağ taraftaki kapıdan bir hışırtı geldi. kocaman soba borusu kalınlığında bir yılan kıvrılarak geldi tam kuyunun ortasına geldiğinde kafasını kaldırdı ve çok hain bir şekilde yukarı yukarı baktı gözler kocaman kıpkırmızı simsiyah muhteşem bir kıvrılış.bizim hoca efendi tüfeği doğrultu fakat bir türlü tediğe dokunamadı ve tüfeği atarak allah allah diyerek koşmaya başladı.yanımdaki mali müşavir arkadaşımın o kıvırcık saçları dimdik oldu sadece parmak işareti ile seninle görüşeceğiz diye aşağı seslendim. bizim mahlukat kafayı indirdi ve karşı tarafa geçti. evet her şey doğru idi ben senden korkmadım bay yılan tekrar geleceğim. aklın varsa kaç ,yok eğer kendine çok güveniyorsan mezarın muhteşem olacak. ve kapağı binbir zorlukla kapatarak. geri döndük.sevgili arkadaşlar size güzel bir hikaye anlattım kimbilir belkide masaldır. inanıp inanmamakta serbestsiniz. yeni anlatımlarda buluşmak dileği ile hoşcakalın . hepinizi çok seviyorum.

Zümrüt Avcısı