Bana gönderilmiş bir iletiyle, uzun zamandır aklıma getirmediğim bir gerçekle yeniden yüzleştim. Bu; hiçbir zaman yadsınmaması gereken bir konuydu aslında.
İnsanlar bazen öyle durumlarla karşılaşırlar ki elinin altındaki bir şeyleri kısa süre veya uzun süre emanet edecek güvenilir kişiler ararlar. Emanet, kutsal bir değerdir bizler için ve kendimizinkinden çok emanet edilene gözümüz gibi bakarız o yüzden.
Emanete gözü gibi bakanların yanında hıyanet edenler de yok değil hani. Örnekler çoğaltılır; gurbete giden eşini emanet eder ailesine, baba oğluna soyluluğunu, anne kızına namusunu korumasını,… Bayrak, özgürlük de emanet edilmiştir, bu bizim gibi şanlı geçmişi olan bir ulusun en kutsal emanetidir aynı zamanda, atalarının canından gelmiş… Daha neler neler…
Emanet, öyle herkese verilmez. Öyle ki bazılarına hiçbir şey emanet edilmez. Kurda kuzu, arsıza mal mülk, düşmana bayrak, kediye ciğer, caniye bebek, ahlaksıza anahtar emanet edilmez sözgelimi.
Her şeyi bir yana bırakın da ben, Einsteine’’ın üstelik kendisini emanet edecek birini bulabilmiş olmasına imrendim doğrusu. Üstelik şoförü! Neden mi şaşırdım? E çünkü bu yüzyılda neyi kime emanet edebiliyoruz rahatlıkla, düşünün? Sözgelimi kaç komşunuza, anahtarınızı bırakırsız iç rahatlığıyla? Çocuğunuzu bir saatliğine bırakabileceğiniz kaç arkadaşınız var? Ya…Haklıyım değil mi?
" ben aslında öyle bir şarkı yazmak isterdim ki içinde sen, ben ve sevmek yalnızca ninniler söyleyebilseydim uyusaydın kollarımda öyle bir aşk ki dokunsaydı sonsuza bu şarkıyı herkes söylemek isterdi "ama..." kimse ayrılığa, ölüme, yağmura dur diyemedi bir gün kabalık edersem habersiz çekip gidersem yalnızlığım sana emanet çiçeklerimiz solmasın artık kaybetmek olmasın anılardan, baharlardan tüket . . . "
‘Var mı ki o kadar güvenilecek biri ?’ diye sorgulayan feridun Düzağaç, şarkısıyla sorgulamış adeta bu değeri; farklı bir bakış açısıyla.
Dünya, tüm insanlığa; vatan, üzerinde yaşayan herkese; doğa, ondan doyan her canlıya emanettir. Biz, Tanrının birbirimize birer emaneti değil miyiz? Sevdiklerimizi, önce Tanrıya emanet etmiyor muyuz uzak yolculuklara çıkarlarken?
Şu kısacık ömrümüzde bize emanet bu bedene saygı ve sevgiyle yaklaşıp zorda kaldığımızda da değerlerimizi emanet edecek dostlar bulmalıyız. Çocuklarımıza da güzel bir ülke, yaşanabilir bir dünya, seçkin bir soyadı, onurlu bir geçmiş emanet etmek için her zorluğa göğüs germeli fakat Tanrıya emanet bu bedenimizin de değerini bilerek yaşamalıyız. Pelin (N K)