Haberler

HaberlerHaberlerBir Kaya Olsaydı   
Bir Kaya Olsaydı 


Pelin.sel


Bazen öyle durumlarda kalıyor ki insan, yaratana isyan edip gitmek istiyor dünyadan. Gitmek istiyor da, nereye şimdi?...


“Bir ben var benden içeri”, diyen şair misali…


O, ne kadar yorgun ve hırpalanmış olsa da içindeki izin vermiyor işte. Düşünüyor; çok değil birkaç ay önce ilkbaharı yaşamıştı bahçedeki badem ağacıyla. Ne çok kar yağmıştı üstüne ve ne soğuklarda çiçekleri kopmuştu, donmuştu da yine yine açmıştı,beyaz-pembe…


Verandanın önündeki çamın altına gelen kuşların şarkılarına uyanmıştı yağmurun ağaçların yapraklarını yıkarken çıkardığı sesle uyuduğu gecenin sabahında. Yıldızların dansını seyretmişti balkondan bir gece. Ve olanca rüzgara karşı günlerce direnen güllerin birbiri ardınca beyaz, pembe, kırmızı ve sarılarla ona gülümsemesine tanık olmuştu.


Toprak, ne kadar sıcaktı ne kadar güzel kımıldamıştı o yaz. Bahçedeki iş makinası gülleri köklerinden çıkarırken içinden bir şeyler akmıştı, sadece o biliyordu… Bir gün onun kucağına kendisinin de yerleşeceğini ve huzurla orada olacağını bildiğini. Emindi; birileri gözyaşı dökecekti gerçekten ve sevgiyle gülümseyeceklerdi son kez ona ve “iyi ki seni tanıdık” diyebileceklerdi. Dostu çoktu. Çünkü o, ihanet etmemişti! Kimseye kötülük etmemişti.


O, inanmış ve yüceltmişti içindekileri. Baharla yeniden yeniden diriltmişti; bütün o korkunç fırtınalarda kopan, kırılan her şeyi. En onmaz yaraları iyileştiren doktor gibi çözümler aramıştı hep, uykusuz nice gecelerden sonra örtmüştü kaç kez o kapanmaz denilen yaraları…


O, beklemesini de bilirdi, hafta, ay fark etmez, yeter ki değsin… Gitmesini de bilirdi istenmediği her yerden… Aklının almadıkları vardı, çözemiyordu, kabul etmekte zorlanıyor, affedemiyordu işte; onca sevgiye rağmen çiçekler, hayvanlar bile duyarsız kalmazken ona ihanet edenlerin öfkesini, kötülüğünü…


Bir kaya olsaydı sağlam dururdu, gözyaşı olmazdı ne de kırılan bir yanı. Eğilmezdi, erimezdi,parça parça kurumazdı, solmazdı,gözleri de olmazdı; görmek istemediğini görmezdi, kulakları da olmazdı; duymazdı o sözleri… Ama biliyordu, O, kaya da olsa, hani o canlı taşlar var ya, işte öyle kımıldardı içinden bir şeyler… Ve mutlaka renklenir, cesaret ve ümit dağıtırdı onu fark edebilenlere…


Söyleyecek ne kadar sözü vardı, yaşam eğer izin verirse...
Pelin ( N K)


www.kahvemolasi.net
Yazarımızın makalesinin hakları kendisine aittir.
İzinsiz alınıp kullanılamaz.




Gönderen KahveMolası, Cumartesi, 26 Aralık 2009 14:30, Yorumlar(0)
Yorumlar


MKPNews ©2003-2008 mkportal.it
 
Site analizi Flash oyunlar Resimli, süslü yazılar UzmanWeb.Net AdemTurk.com.tr

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it