Yarım somunun var mı? Bir ufak da evin? Kimselerin kulu kölesi değil misin? Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya? Keyfine bak: en hoş dünyası olan sensin.
10-11 Temmuz 2010 tarihlerinde yapılan 800 bin adayın girdiği KPSS sınavında adaylar, puanlarının beklediğinin çok altında geldiğini belirterek sınavın iptalini istiyor.
Haksızda değiller. ... Neler oluyor? Diye internet üzerinden incelendiğimde; 300'ü aşkın kişinin 120' de 120 net yaptığı KPSS'nin şampiyonlarının en az 20' sinin aynı evde yaşayan evli çiftler, kardeşler veya arkadaşlar olduğu dikkat &c ...
Uzak gemiler geçiyor Yüreğinde derin izler taşıyan evlerin arasından Uzak yolculuklar var Uzak sevdalar bavullar dolusu gözyaşı taşıyor Ve benim Martı kanatlı kalbimde Acısı çok uzaklara demirlemiş Yelpazesi eski bir yalnızlık sallanıyor Sensizlik sallanıyor... Uzak uzak işte... ( N K )
İçimizdeki tenhalıktan, dışımızdaki kalabalığa gider geliriz. Yalnızlıkları yüklenip kendimize döndüğümüzde ise, artık kalabalık içimizde yürümektedir.
Aynada görünen suretimizden çıkıp, pergelin sabit ayağını kalbimize sabitleyip, muhite doğru bir seyahate hepimizin ihtiyacı var.
Bakışlarımızı ve dikkatimizi aldatıcı, oyalayıcı sahte tezahürlerden çekmeden; idrak edici bir ‘fark ediş ...
Neyi arıyorsan sen o'sun der Mevlana zulmü arıyorsan zalim, aşkı ariyorsan aşıksin der.
Aşk zulme de yasatmamış mıydi aşkın kendisini. Adolf HITLER de Darwinin evrim teorisine inanıp evrimin gelismesine engel oluyor diyerek 2000 den fazla sakat, özürlü insanı katlettirmemismiydi. Bundan daha büyük zalimlik olabilirmirydi bir insanın yaşama hakkı elinden alınarak sorgulamadan, yargılamdan bulaşıcı hastalık taşıyan hayvanlar gibi toplu itlaf edilmesinden daha büyük zalimlik ...
Uzun yillar önce Çinde Li-Li adli bir kiz evlenir ve ayni evde kocasi ve kaynanasi ile birlikte yasamaya baslar. Lakin kisa bir süre sonra kayinvalidesi ile geçinmenin çok zor oldugunu anlar. Ikisinin de kisiligi tamamen farklidir. Bu da onlarin sık sık kavga edip tartismalarina yol açar. Bu, Çin geleneklerine göre hos bir davranis degildir ve çevrede tepkiyle karsilanir. Birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin- kay ...
Şehre çökmeye başladı mı karanlık, telaş da ayağa kalkar. Eve yetişme, alışverişi tamamlama telaşı… Oysa bazıları için anlamı yoktur bunun, ne yazık!
İş yerlerinden çıkanlar, öğrenciler, çarşıda işlerini tamamlayanlar yüzlerinde yorgun birer ifadeyle otobüs,tramvay kuyruğunda yerlerini alırlar. Seyyar satıcıların bazıları da paralarını sayıp “Allah bereket versin!” diyerek kilit vururlar küçük dükkanlarına.
Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi.
Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa da, evlenmeden önce sık sık birbirlerini çok sevdiklerine dair ne kadar da dil dökmüşlerdi.
Ama şimdilerde, küçük bir söz, ufak bir hadise aralarında orta çaplı bir kavganın ...
Günün birinde yolu bir dergâha düsen kendi halinde bir adam, dergâhta, bir Mevlevi ile bir Bektaşi''nin sohbet ettiklerini görünce yanlarına yaklaşır. Kendini tanıtır ve dergâhı merak ettiğini, nasıl zikir edildiğini izlemek için geldiğini söyler. Erenler başlar adama çeşitli nasihatlerde bulunmaya, her biri kendi yolunu mümkün olan en tatlı dille anlatmaya çalışır. Adam bir yandan onları dinlerken, bir yand ...
Küçücük dünyalarımızda kocaman kahramanlar olarak yaşayıp gidiyoruz; her birimiz bir 'dünya' ve her birimizin dünyasından oluşan bildiğimiz- bu koca Dünya... Kimsenin elinde 'yaşamı kullanma kılavuzu' yok. Koşullar eşit bu anlamda... Çoğu zaman alışkanlıkla, kimi zaman çözmeye çalışarak yaşayıp gidiyoruz; deneye yanıla...
Her birimizin elinde birer büyüteç, dertlerimiz büyüyor,hatalar ...
Gün olmuyor ki, vahşet, tecavüz, suçlamalar, kavgalar, katiller sıkıntılı bir çok şeyle yüz yüzeyiz. Ne TV açmak ne de gazetenin sayfasını çevirmek içimden geliyor. Gerçek olan yaşadığımız tüm bu çirkinliklerle yüz yüze gelmekten kaçıyorum. Nereye kadar kaçabilirizki, köşe başında yine can sıkıcı bir olay. Nerede kaldı kültürümüz? Nerede ...
Atam; Millet Meclisi' nin açılışı ve Ulusal Egemenliğimizin 90. Yıl Dönümünde, Çocuklara armağan ettiğin bu özel günde içim kan ağlıyor... Bayramlarımı, bayramlıklarımı ve en çokta seni ÖZLÜYORUM!
“Çocuklara armağan edilen ve tek evrensel bayram olma özelliğini taşıyan 23 Nisan, Türkiye Cumhuriyetinin çocuklarımızın ve gençlerimizin omuzlarında yükseleceğine ola ...
Türk kadını, yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada en azimli, inatçı ve güçlü desteği Atatürk’ten alarak, çağdaş ülke kadınlarının önüne geçmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında, 1926 - 1934 yılları arasında gerçekleştirilen Atatürk Devrimlerinin bir kısmı, kadınların sosyal ve kültürel alanlarda, eğitimde, hukukta, aile içinde, çalışma hayatında, toplumsal yaşa ...
İçimdeki kelimelere seni sordum seni, anlatmasını istedim Dinle o zaman tıka kulaklarını sadece onun sesini dinle. Yankılar oluyor kulaklarımda, uzağı yakın eden O senin sesin o dedi içindeki aşkının sesi.
İçimdeki kelimelere seni sordum, seni göstermesini istedim Bak dedi kapat gözlerini sadece gönül gözüyle bak. Rengârenk düşler görüyordum Sudan bir tuval oluşuyordu çiziyord ...
Halk ellerinde ki ay yıldızlı al bayrağımızla '' Anamızıda aldık geldik '' diye bağırıyorlardı. '' Yeter bu zulüm, ordumuzun üzerinden elinizi ÇEKİN! '' Evler aranıyor, suç teşkil edecek deliller (!) tutanaklara geçiriliyor. Akşam TV' de Ajanstan haber geçiyor. Üstelik bu haberler basından önce devletin A.A sinda.. '' Başbakan Erdoğan; efendim duyum aldık, demişler, yazmışlar, söylemişler, mişler ...
Bana gelmelisin sadece bana gelmelisin karışıksız katışıksız sade, yalın ve salt sevgilerle gelmelisin… Yıllarca içimde bastırdığım, barındırdığım, biriktirdiğim kutsal emanet gibi sakladığım, çığ gibi büyüttüğüm sevdalarımı sana sunmalıyım sevda sözlerimi sadece sana haykırmalıyım sana… Sadece sana bakmalıyım seni dinlemeliyim, seni düşünmeliyim seninle paylaşmalıyım. Mevsimleri bahar tazeliğinde yaşamalıyız hareli gözlerinde beyaz g&uum ...
Yalnızlığım Allanıp Pullanıyor...Ak Düşmüş Saçlarımda... İstanbul da yaşıyorum. Sisli, nemli havasına,yüreğimi üşüten rüzgarına,alıştım.Yarım kalmışlığım,kalabalığa karışıp geceyi gündüze,gündüzü geceye katıp gidiyor... Hayaller,düşler bölük pörçük,tam olan hiçbir şey yok,her şey yarım, gülmek bile...
Bir ülkede yaşayan halk bir fiil bitap düşmüş olabilir. Borç batağına saplanıp kalmış olabilir Bu borç batağından kurtulmak için bütün ticari kaleler satılmış olabilir Bu satılan ticari kaleler bir kesime peşkeş çekilmiş olabilir Her an askerler darbe yapacak çığırtkanlığı ile bir fiil iktidar pekiştirilmiş olabilir Hatta devletin en önemli kozmik sırlarına ulaşılmış olabilir Ülkenin her yerinden gömülü sila ...
Bir hiç uğruna yaşattığın acıların bir hiç uğruna ruhunu kemirdiğini anladığın anlardır vazgeçişlerinin yaşandığı zamanlar… sen yani Ben!.. Ruhunu bedeninden ayıran vakitlerdir ruhunu saflaştırdığın anlar… Bedenine çakılı kalmış acılarının işkenceyle çıkarmak istersin yüreğinden ve beyninden ne kadar iyi işkence yaparsan o kadar iyi yontarsın acılarını… Gözlerinin derinlere daldığı anlarda tekrar anlar ...
Bana gönderilmiş bir iletiyle, uzun zamandır aklıma getirmediğim bir gerçekle yeniden yüzleştim. Bu; hiçbir zaman yadsınmaması gereken bir konuydu aslında.
İnsanlar bazen öyle durumlarla karşılaşırlar ki elinin altındaki bir şeyleri kısa süre veya uzun süre emanet edecek güvenilir kişiler ararlar. Emanet, kutsal bir değerdir bizler için ve kendimizinkinden çok emanet edilene gözümüz gibi bakarız o yüzden.
Bir erkek vazgeçmek istiyorsa tek bir neden yeterlidir ama kadınlar sevgileri için mücadele eder, çünkü kadınlar ellerindekiyle yetinmesini ve mutlu olmasını bilir. Eğer senin için mücadele edecek, seni hak ettiğin değerle süsleyecek, seni hayatına dâhil edebilecek ve gözlerinin içine bakıp SENİ SEVİYORUM diyebilecek bir sevdiğin varsa dünyanın en şanslı inanısın demektir ve bu şansı ...
Dünyaya habersiz geldim. Eğitildim, bilgilendirildim. Kendime geldim öğrendim. İnat ettim, yürümeyi başardım. Yürümek istedikçe; hep çelme yedim. Düştüm kalktım, kalktım tekrar düştüm. Beni yerden kaldıracak bir el bulamadım. Bende çaresiz yerde sürünmeye başladım. Sonra dünyanın ortasında unutuluverdim. Hayat; şeker, tuz, biber gibi bir ka ...
Yılın son günleri, geçmiş yılda yaşanılan bütün sıkıntıların sonu olmalıdır. Yeni bir yılla yine sevineceğiz, yine üzüleceğiz. . Bazen ağlayıp, bazense kahkahalarla inleteceğiz. 365 güne yine hayatı sığdıracağız. .. Küçük bir çocuğun bayram sevinci yüreğimizle, yaralarımıza merhemde arayacağız. Belki amansız bir aşk yüreğimize çökecek, bizi tarumar edip gidecek. Sonrası yine bir cemre beklenecek ki yü ...
Bazen öyle durumlarda kalıyor ki insan, yaratana isyan edip gitmek istiyor dünyadan. Gitmek istiyor da, nereye şimdi?...
“Bir ben var benden içeri”, diyen şair misali…
O, ne kadar yorgun ve hırpalanmış olsa da içindeki izin vermiyor işte. Düşünüyor; çok değil birkaç ay önce ilkbaharı yaşamıştı bahçedeki badem ağacıyla. Ne çok kar yağmıştı üstüne ve ...
İçimdeki kopan fırtınayı anlattım sana Sende dinledin Neden İçim acıyor Neden kaybediyorum Sevdiklerimi Çok seversen de suç, hiç sevmezsen de Anlamıyorum hatalarımı Nerede hata yaptığımı Hitap şeklimde mi, söyleyiş tarzımda mı? Sevmeyi sen buyurmadın mı insanlara Yada Yunus Emre dememiş mi? “Yaratılanı sev Yaratandan ötürü” Buna rağmen kaybediyorum Acılarla y ...
O gün, tatlı bir genç kız bir tutam çalının arasına daldı ve uzun saplı ve adeta sihirli bir biçimde,sarı renkte güzel bir çiçek bularak çıktı ortaya.Çiçeğin sapını boynuna bağlayınca sarı çiçek,göğsünde dünyanın en değerli mücevheri gibi durdu.Tüm üyeler onun çevresinde toplandılar ve onun ne denli güzel göründüğünü ne kadar harika bir seçim yaptığ ...
Gözlerin arasındaki ilişkiyi biliyormusun? Onlar birlikte göz kırparlar, birlikte ağlarlar, her şeyi birlikte görürler ve birlikte uyurlar. Buna rağmen asla birbirlerini görmezler. Arkadaşlık bunun gibi olmalı.
Sana Uğur Böceğimi Gönderiyorum, Hani ince bir hüzün duyarsın kimi zaman, Şarkılar daha bir dokunaklıdır. Ve sanırsın ki hiç kimse yok elinden tutan Oysa her sözün ardında ümitler gizlidir, Bul ...
“Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.”
“Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümey ...
Yağmur yağıyor. Camlar gibi buğulanıyor kalplerimiz. Bir yanımız aşkı özlüyor, öte yanımız yalnızlığına sarılmış; hangi tarafı bıraksak düşecek gibiyiz. Yağmur yağıyor ve biz kapalı yerlerde bile ıslanıyoruz.Yalnız bir gecenin içinde, yalnızlığımla mutlu oturuyorum. Kimseye ihtiyacım yok ama aşka hep muhtacım. Ne büyük bir kavgamız var diye düşünüyorum. İlişkiler yürümüyor, hepimiz birilerini sevmek istiyoruz. Bir türlü beceremiyoruz, neden?< ...
Türkiye’ye Üzerine Oynanan Oyunlar Ve Alınması Gereken Tedbirler...
Genç Türkiye Cumhuriyeti, 1923 yılından günümüze kadar çok büyük mesafeler almıştır. Başarı çıtasını yükseltmek için sürekli çaba harcayan ülkemiz, bazen dış destekli engellerle karşılaşmaktadır.
Zamanın birinde iki tane kız kardeş varmış, nasıl akıllılarmış anlatamam.Etrafındaki ve okuldaki tüm bilgi onlara yetmez olmuş.
Bir gün anneleri onları dağdaki bilge adama götürmeye karar vermiş. Kızlar,bilge adamla karşılaşınca ona sorular sormaya başlamışlar. Bilge adam bütün soruları doğru cevaplamış: kızlar çok sevinmişler ve annelerinden eğitimleri için bir süreliğine izin isteyerek bilge adamın yanında kalmışlar.
Bana hayal kurdurtuyorsun! Bu çok tehlikeli. İnsan bilmediği şeyleri istemez Özlemez Hayal etmez Bana istemeyi öğretiyorsun. Eksik kalan yanlarım acıyor. Acıya isteklerimi basıyorum İstiyorum! İstiyorum! Daha çok istiyorum. Seninle yaşama doğru yürümek istiyorum. Soluğumu senin soluğuna ayarlayıp, Tek bir vücut gibi yaşamak istiyorum.
Artık düş kuruyorum. Bundan sonrasını sen düş& ...
kavuşmalar olsun.. Kayıplar, depremler, afetler olmasın.. ´Biz´ olsun, ´Ben´ olmasın .. Mutluluk parayla, eğlence zoraki olmasın.. Veee.. Bir kere söylensin, yeter olsun.. En önemlisi sevgi olsun... Aşk olsun... Daha ne olsun…..
İsveç’te, 3G’de bulunan 3 UMTS sistemini test etmişler. İnsan vücudu üzerinde çok önemli zararları olduğunu görmüşler. Bu ateşi elinize almayın, geleceğinizi yakmayın! Prof.Dr. Selim Şeker anlatıyor.
3G geldi! Reklâmlar aracılığı ile ortada bir bayram havası var… Reklâm sloganı “merak etmiyor musun” diyor. Biz merak ediyoruz ama geleceğimizi! Sağlık sorunları g ...
Canım yalnızca sevmek istiyor seni. Unutup, tekrar hatırladığım çok sevdiğim bir şarkıyı hiç bıkmadan defalarca ara vermeden içten içe mırıldanıp zamandan koparıp alır gibi.. Canım yalnızca sevmek istiyor seni. Saçlarını yüzünden ayırıp, gözlerini kirpiklerinden, ellerini bileklerinden, ismini bedeninden ayırıp, ayrı ayrı bir evin odalarını gezer gibi, keşfeder gibi, ilk kez ve merakla ve hayranlıkla, bir kırmızının detayında dakikalarca ...
Kim engelli..engel ne Bu isyan..! şiir değil,kafiyesi ölçüsü yok. İnsanlık ayıbına isyan, acı ile minnetin beraber baktığı gözlere utancımız.. Eğilmesi gereken başların yerde araması gereken parça parça insanlık kırıntıları... Sıcak, ağustos sıcağı. Antalya da şehir dışı semtlere giden bir yol üstü,dolmuş durağındayım. Biraz ileride iki kişinin konuşmaları duyuluyor. ’’ aaabee yiimii beşş,eli ye ...
Yüreğime bir beden büyük gelen umutları Üzerimden çıkarıp gidiyorum. Küçük bir çocuğun duası gibi Masumluğunu sundum sana aşkın. Ama sen, “İmkansız bir aşk “ deyip sustun.Oysa sana dair ne düşlerim vardı. Dans edecektim yağmurlarda seninle.Yıldızların saçlarına düştüğünde, Bir gökkuşağı çizecektim beyaz tuallere. Asla kırgın değilim sana...Özgürdün, hürdün elb ...
Hani sen, Yatırıp gözlerini ıraklara, Yüreğinde öbek öbek hüzünler büyüterek, Hep yollara bakıyorsun ya? Keşke... Keşke bakışlarınla konuştuğun o yol ben olsaydım... Varsın herkes yar için, Üzerinde gezilen yol oldu deseydi... Gözlerinle konuşarak hergün, Hep senle dolup,hep senle solsaydım... Ve rüzğarlar yüzüme gün boyu, Hep ...
Değerli değersizin yanına oturmuş. Ve değersize demiş ki; ya sen ne işe yaramaz pasif adi ve değersizsin. Değersiz değerlinin bu güzel sözlerini duyunca hemen ona Âşık olmuş Ve aşkını şöyle dile getirmiş; toprakta fide iken sulanırsın. Dalında meyve iken taşlanırsın. Sonbahardaki yapraklarla yaşlanırsın. İşte o zaman değerini yitirir benimle paslaşırsın…
KARANLIK GECENİN PARLAYAN YILDIZLARI
KARANLIĞI KENDİNE DOST BİLEN VEYA BÜTÜN HAYATININ KARAN ...
Biliyorum haddimi aşmaktayım Biliyorum düşlerimi zorlamaktayım Varsın olsun umut bu ya o oldukça vardır insan.! Nefesin nefesime karışsa tenin soyunsa tenimle giyinse Yoğrulsa ikimiz yorgun bir İstanbul sabahında yeniden doğsak İşte şimdi evet şimdi oldu diye haykırsam(((((((( Ki bu haykırış tüm evrende yankı bulan ilk haykırış olsa Hayat bana kırkımdan sonra ilk kez doğru cevap vermiş olsa O cevabın ta ken ...
Seni anlatan cümlelerimin sonuna nokta koymayı becerebilirmiyim bir gün, bilmiyorum... hep bu son şiirim... bu son hikayem desemde... sonu gelmedi senli yazılarımın… Gelmeyecekde … hiç bir cümle seni tamamlayamadı... hiç bir ifademin tabiri caiz değildi...içimden geldigi gibi yazdım, söyledim herşeyi... Anlatamadım yinede.. anlatamadım sana yete ...
Yağmur saçlı Kız unutma! bir tek seni sevdim ben, bir tek seni özledim ... Sen benim ilham kaynağımdın, sevinç tomurcuğum, sevgi çağlayanım, hayat pınarımdın bir zamanlar... Bir zamanlar saçların bahçemin nazlı çiçeğiydi her dokundukça yeşeren, okşadıkça kokulu güller açan; doyamazdım bakmaya,