Profesyonel ve amatör yazarların buluştuğu içlerinde küçük bir çocuğu muhafaza eden Kahve Molası Net ailesine HOŞ GELDİNİZ.. Değerli üyelerimiz aşağıdaki linklerden sitemizin içeriğini ziyaret edebilirler.
Halk ellerinde ki ay yıldızlı al bayrağımızla '' Anamızıda aldık geldik '' diye bağırıyorlardı. '' Yeter bu zulüm, ordumuzun üzerinden elinizi ÇEKİN! '' Evler aranıyor, suç teşkil edecek deliller (!) tutanaklara geçiriliyor. Akşam TV' de Ajanstan haber geçiyor. Üstelik bu haberler basından önce devletin A.A sinda.. '' Başbakan Erdoğan; efendim duyum aldık, demişler, yazmışlar, söylemişler, mişler ...
Bana gelmelisin sadece bana gelmelisin karışıksız katışıksız sade, yalın ve salt sevgilerle gelmelisin… Yıllarca içimde bastırdığım, barındırdığım, biriktirdiğim kutsal emanet gibi sakladığım, çığ gibi büyüttüğüm sevdalarımı sana sunmalıyım sevda sözlerimi sadece sana haykırmalıyım sana… Sadece sana bakmalıyım seni dinlemeliyim, seni düşünmeliyim seninle paylaşmalıyım. Mevsimleri bahar tazeliğinde yaşamalıyız hareli gözlerinde beyaz g&uum ...
Yalnızlığım Allanıp Pullanıyor...Ak Düşmüş Saçlarımda... İstanbul da yaşıyorum. Sisli, nemli havasına,yüreğimi üşüten rüzgarına,alıştım.Yarım kalmışlığım,kalabalığa karışıp geceyi gündüze,gündüzü geceye katıp gidiyor... Hayaller,düşler bölük pörçük,tam olan hiçbir şey yok,her şey yarım, gülmek bile...
Bir ülkede yaşayan halk bir fiil bitap düşmüş olabilir. Borç batağına saplanıp kalmış olabilir Bu borç batağından kurtulmak için bütün ticari kaleler satılmış olabilir Bu satılan ticari kaleler bir kesime peşkeş çekilmiş olabilir Her an askerler darbe yapacak çığırtkanlığı ile bir fiil iktidar pekiştirilmiş olabilir Hatta devletin en önemli kozmik sırlarına ulaşılmış olabilir Ülkenin her yerinden gömülü sila ...
Bir hiç uğruna yaşattığın acıların bir hiç uğruna ruhunu kemirdiğini anladığın anlardır vazgeçişlerinin yaşandığı zamanlar… sen yani Ben!.. Ruhunu bedeninden ayıran vakitlerdir ruhunu saflaştırdığın anlar… Bedenine çakılı kalmış acılarının işkenceyle çıkarmak istersin yüreğinden ve beyninden ne kadar iyi işkence yaparsan o kadar iyi yontarsın acılarını… Gözlerinin derinlere daldığı anlarda tekrar anlar ...
Bana gönderilmiş bir iletiyle, uzun zamandır aklıma getirmediğim bir gerçekle yeniden yüzleştim. Bu; hiçbir zaman yadsınmaması gereken bir konuydu aslında.
İnsanlar bazen öyle durumlarla karşılaşırlar ki elinin altındaki bir şeyleri kısa süre veya uzun süre emanet edecek güvenilir kişiler ararlar. Emanet, kutsal bir değerdir bizler için ve kendimizinkinden çok emanet edilene gözümüz gibi bakarız o yüzden.
Bir erkek vazgeçmek istiyorsa tek bir neden yeterlidir ama kadınlar sevgileri için mücadele eder, çünkü kadınlar ellerindekiyle yetinmesini ve mutlu olmasını bilir. Eğer senin için mücadele edecek, seni hak ettiğin değerle süsleyecek, seni hayatına dâhil edebilecek ve gözlerinin içine bakıp SENİ SEVİYORUM diyebilecek bir sevdiğin varsa dünyanın en şanslı inanısın demektir ve bu şansı ...
Dünyaya habersiz geldim. Eğitildim, bilgilendirildim. Kendime geldim öğrendim. İnat ettim, yürümeyi başardım. Yürümek istedikçe; hep çelme yedim. Düştüm kalktım, kalktım tekrar düştüm. Beni yerden kaldıracak bir el bulamadım. Bende çaresiz yerde sürünmeye başladım. Sonra dünyanın ortasında unutuluverdim. Hayat; şeker, tuz, biber gibi bir ka ...
Yılın son günleri, geçmiş yılda yaşanılan bütün sıkıntıların sonu olmalıdır. Yeni bir yılla yine sevineceğiz, yine üzüleceğiz. . Bazen ağlayıp, bazense kahkahalarla inleteceğiz. 365 güne yine hayatı sığdıracağız. .. Küçük bir çocuğun bayram sevinci yüreğimizle, yaralarımıza merhemde arayacağız. Belki amansız bir aşk yüreğimize çökecek, bizi tarumar edip gidecek. Sonrası yine bir cemre beklenecek ki yü ...
Bazen öyle durumlarda kalıyor ki insan, yaratana isyan edip gitmek istiyor dünyadan. Gitmek istiyor da, nereye şimdi?...
“Bir ben var benden içeri”, diyen şair misali…
O, ne kadar yorgun ve hırpalanmış olsa da içindeki izin vermiyor işte. Düşünüyor; çok değil birkaç ay önce ilkbaharı yaşamıştı bahçedeki badem ağacıyla. Ne çok kar yağmıştı üstüne ve ...