Anlatırım

Şarkıların fısıldıyor cam kenarı düşüncelerime bu öğle üzeri İçimin melodileri dilimden dökülmekte Bin bir nağmeyle kulağımda çınlıyor adının baş harfi …

Üşüyorum…

Şarkılar dudağımda titremekte

Kaç tane şarkı dinlemeliyim sen gelene kadar Kaç günde biter hepsini söyle? Sessiz hıçkırıklarım gibi anılarım şuan ellerimde Onlarda benim gibi çaresiz ne yapacağını bilmemekte

Gözlerimden akan yaşlarım yolum olmuş yastığımda Yüzünü yeniden hatırladım…

Devamını oku »

İnsanoğlu

İnsanoğluyuz hepimiz. Her birimiz Hz.Adem soyundan gelmeyiz ve kardeşiz. Düşünüyorum da kardeşiz ama beş parmağın beşi bir mi? Hepimiz farklıyız, hepimiz başkayız. Başka şeylerden yer, başka şeylerden zevk alırız. Ortak yönümüz insan olmak, ortak yönümüz insani yaşamların gerektirdiklerinde buluşmak. Dünya üzerinde kurulmuş bir yaşamın farklı farklı dallarıyız aslında hepimiz ve dünyanın hiçbir yeri aynı olmadığı gibi hepimiz de ortak bir yaratılışın tohumları olmamıza rağmen gene de farklıyız işte.

Öz kardeşlerimiz bile farklı, ben elmayı severim sen armutu. Belki ben dinlerim sen konuşursun. Kimimiz simit satarız kimimiz doktoruz. Dünya kardeşlerine eşit dağıtmamış gene de hamurunu. Devamını oku »

Bir zamanlar Oyuncaklarımız Vardı

Bazı oyuncaklar, dünyanın her yanında çocukların sevgilisi olmayı sürdürüyorlar. Peki, oyuncaklar çocuksuluğunu yitirdi mi?

Çocukluğumuzda oyuncaklarımızı annemiz babamız, çoğunlukla da büyük babalarımız hazırlardı. Genellikle de büyükler çocuklar için kendi hayallerindeki oyuncağı yaparlardı. Babadan oğla kadar geçiş yapan bu oyuncakların eskimeyen bir yanı vardı.Topaç, Çember… Ve tabii ki bez bebekler. İki tahta arasında zıplayan cambazlar. Altına bilyelerin takıldığı, uzun sapından tutup bir ayağımızı koyup diğeriyle de ittirdiğimiz şimdikilerin kay kay dediği tahta oyuncaklarımız. Kızaklarımız ve rengârenk uçurtmalarımız. Devamını oku »

Ya Sizin Mahalleniz?

Arnavut kaldırımlı, bir pencereden diğer pencereye uzanan asılı rengarenk çivit mavili çamaşırlı mahalleleri yerine farklı mahallelerde varmış.

Bu farklı mahallelerde oturanların kafaları biraz karışıkmış.

Birinci mahallede ” EVET AMA ” lar yaşıyormuş. Bunlar her zaman ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise ” Evet ama ” diye yanıtlarlarmış.

Yanıtları hep yanlış olurmuş.Suçu başkasına atmakta ustaymışlar…

İkinci mahallede ” YAPACAĞIM ” lar yaşarmış. Devamını oku »